Türk hukukunda "haberde kimsenin adı yazılamaz" diyen genel bir kural yoktur. Aksine 5187 sayılı Basın Kanununun 3. maddesi basını özgür sayar ve bu özgürlüğün "bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını" içerdiğini söyler. Ad yazmak kural olarak bu özgürlüğün kapsamındadır. Ancak üç ayrı katmanda sınır vardır: mutlak kimlik yasakları, masumiyet karinesi ve kişilik hakkı.

Birinci katman: mutlak kimlik yasakları

5187 m.21, süreli yayınlarda kimliği açıklanamayacak veya tanınmasına yol açılamayacak kişileri sayar. Bu bir takdir alanı değil, doğrudan yasaktır.

BentKimKapsam
a4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre evlenmeleri yasaklanmış kimseler arasındaki cinsel ilişkiyle ilgili haberlerde bu kişilerTaraflar
bCinsel dokunulmazlığa karşı suçlara ilişkin haberlerde mağdurlarYalnız mağdur
cOnsekiz yaşından küçük olan suç faili veya mağdurlarıHem fail hem mağdur

Yasak yalnız adı yazmakla sınırlı değildir: kanun "kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar" der. Baş harf, mahalle adı, iş yeri, akraba ilişkisi veya buzlanmamış bir fotoğraf da tanınmaya yol açıyorsa yasak kapsamındadır.

İkinci katman: masumiyet karinesi

Ad yazmak serbest olsa bile kişiyi suçlu göstermek serbest değildir. TCK m.285/5: "Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."

Aynı maddenin altıncı fıkrası dengeyi kurar: "Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz." Yani haber yapılabilir; suçlu ilan edilemez.

Üçüncü katman: kişilik hakkı

Ceza hukuku sınırını aşmayan bir haber, özel hukukta yine sorumluluk doğurabilir. TMK m.24/2: "Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır."

Habercilikte dayanılan hukuka uygunluk sebebi genellikle kamusal yarardır. Bu yüzden ad yazma kararı, "adın haberde bulunmasının kamuya ne kattığı" sorusuyla verilmelidir. Kamu yararı yoksa ad, haberin bilgi değerini artırmaz; yalnız riski artırır.

Karar ağacı

SoruCevap "evet" ise
Kişi 18 yaşından küçük mü (fail veya mağdur)?Ad yazılamaz (5187 m.21-c)
Cinsel suç mağduru mu?Ad yazılamaz (5187 m.21-b)
Haber, kişiyi suçlu gibi gösteriyor mu?Dil düzeltilmeli (TCK m.285/5)
Adın yayımlanmasında somut kamu yararı var mı?Ad yazılabilir; yoksa yazmamak daha güvenli (TMK m.24)
Kişi kamuya mal olmuş biri mi?Eleştiri ve haber sınırı geniştir ama kimlik yasakları yine geçerlidir

Yaptırım

5187 m.21 ihlali adlî para cezası gerektirir. Kanun metnindeki tutarlar 2005 öncesi Türk lirası cinsindendir; 5252 sayılı Kanunun 5. maddesiyle "ağır para" cezaları "adlî para" cezasına dönüştürülmüş ve alt–üst sınır arasında uygulama gerektiren adlî para cezalarında alt sınırın 2.500, üst sınırın 500.000 Türk Lirası olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu tutarlar zaman içinde değiştiği için güncel hâlini teyit edin.

Kimlik yasaklarının çocuk boyutunu çocuk yazısında, mağdur boyutunu mağdur yazısında, masumiyet karinesini tutuklama yazısında ayrıntılı ele aldık.