Ekranın köşesinde beliren yaş ve içerik simgelerine kamuoyunda "akıllı işaretler" denir. Kanunda bu ifade geçmez. 6112 sayılı Kanunun kullandığı terim koruyucu sembol ve koruyucu sembol sistemidir. Bu bir kelime oyunu değildir: hukukî yükümlülüğün sınırlarını kanunun kendi terimi belirler.

Kanundaki tanım

m.3/1-j koruyucu sembolü şöyle tanımlar: "Yayın hizmetinin içeriği hakkında izleyicilerin bilgilendirilmesi amacıyla medya hizmet sağlayıcılar tarafından kullanılan ortak semboller." Tanımdaki "ortak" ibaresi kritiktir — her kanalın kendi simgesini icat etmesi değil, sektörde ortak bir sistemin kullanılması amaçlanmıştır.

Yükümlülük: m.24

Madde üç kısa fıkradan oluşur ve her biri ayrı bir kural koyar.

FıkraKural
m.24/1Medya hizmet sağlayıcılar, koruyucu sembol sistemi kullanarak izleyicileri program hizmetlerinin içeriği hakkında sesli veya yazılı olarak bilgilendirir.
m.24/2Koruyucu sembol sistemi ile ilgili usul ve esaslar Üst Kurulca belirlenir.
m.24/3Bu madde Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu hakkında da uygulanır.

m.24/1'deki "sesli veya yazılı olarak" ibaresi gözden kaçırılıyor. Yükümlülük yalnız ekrana bir simge koymak değil; bilgilendirmenin sesli yolla da yapılabileceğini, dolayısıyla radyo yayınlarının da kapsam dışı olmadığını gösterir.

Sembollerin türleri kanunda yazmaz

En sık sorulan şey — hangi yaş grupları var, hangi ikonlar kullanılıyor — kanunda düzenlenmemiştir. m.24/2 konuyu açıkça ikincil düzenlemeye bırakır. Üst Kurulun bu konudaki yetkisi ayrıca m.37/1-ğ'de de tekrarlanır: "Medya hizmet sağlayıcılarının yayın hizmetlerinde yer verecekleri koruyucu sembol sistemi ile ilgili usul ve esasları belirlemek."

Sembol koymak yasağı kaldırmaz

Koruyucu sembolün en yanlış anlaşılan yanı budur. m.8/2'nin 2017'deki değişikliği meseleyi kesin biçimde çözmüştür. Fıkra bugün şöyledir: "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz."

17/4/2017 tarihli 690 sayılı KHK ile fıkradaki "koruyucu sembol kullanılmadan" ibaresi "koruyucu sembol kullanılsa dahi" hâline getirilmiş, bu hüküm 1/2/2018 tarihli 7077 sayılı Kanunun 50. maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır. Değişiklikten önce sembol koymak yayını meşrulaştırıyordu; bugün meşrulaştırmıyor. Sembolün işlevi yalnız uygun saat diliminde bilgilendirmedir.

İsteğe bağlı hizmetlerde farklı bir yükümlülük

m.8/3, isteğe bağlı yayın hizmeti sağlayıcıları için sembolden öte bir şey ister: çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimini olumsuz etkileyebilecek nitelikteki yayın hizmetlerinin, bunların bu tür hizmetleri normal şartlar altında duymayacakları ve görmeyecekleri şekilde sunulmasını sağlamakla yükümlüdürler. Bu, saat dilimi değil erişim kontrolü mantığıdır.

İhlalin yaptırımı

m.24 ve m.8/2 ihlalleri m.32/1'de sayılan ağır bentler arasında değildir; dolayısıyla m.32/2 kapsamına girer: brüt ticarî iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idarî para cezası, radyo için 1.000 TL, televizyon ve isteğe bağlı hizmetler için 10.000 TL'den az olmamak üzere. m.32/2 ihlalleri için Üst Kurul, her bir ihlal bakımından bir defaya mahsus olmak üzere para cezası yerine uyarı verebilir (m.32/8).

TRT de kapsamdadır

m.24/3 bunu tek cümleyle söyler: "Bu madde Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu hakkında da uygulanır." Koruyucu sembol, özel yayıncılara özgü bir yük değildir. Ayrıca m.45/1 uyarınca m.8'deki yayın ilkeleri ile ticarî iletişimi düzenleyen hükümler de TRT yayınları hakkında uygulanır.

Sembolün neden tek başına yetmediğini koruyucu sembol yazısında, saat dilimi kuralını çocuk saati yazısında ayrıntılı ele aldık.