Süre iki katmanlıdır ve ikisi birlikte işler: iki yıllık öğrenme süresi ile on yıllık mutlak süre. Ayrıca fiil suç oluşturuyorsa üçüncü bir ihtimal devreye girer.

Hükmün metni: TBK m.72

"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır."

Üç süre, üç işlev

SüreBaşlangıçİşlevi
2 yılZararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihiKısa süre — asıl işleyen süredir
10 yılFiilin işlendiği tarihMutlak üst sınır — öğrenme geç olsa da aşılamaz
Ceza zamanaşımıCeza kanunlarına göreDaha uzunsa o uygulanır

İki yıllık sürenin başlaması için iki bilginin birlikte öğrenilmesi gerekir: zararın kendisi ve tazminat yükümlüsünün kim olduğu. Yalnız birini öğrenmek süreyi başlatmaz.

Üçüncü ihtimal: uzayan ceza zamanaşımı

Basın davalarında bu hüküm sık işler. Haber bir suç oluşturuyorsa ve o suçun ceza zamanaşımı iki yıldan uzunsa, tazminat davası da o süreye tabi olur.

FiilCezaEtkisi
Hakaret (TCK m.125/1)3 ay – 2 yıl hapis veya adlî para cezasıCeza zamanaşımı, TBK'daki iki yıllık süreden uzun olabilir
Özel hayata ilişkin görüntü/ses ifşası (TCK m.134/2)2 – 5 yıl hapisAynı
Haberleşme içeriklerini ifşa (TCK m.132/2)2 – 5 yıl hapisAynı
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m.217/A)1 – 3 yıl hapisAynı

Ceza davası süresiyle karıştırmayın

Basın yoluyla işlenen suçlarda ceza davası açma süresi tamamen farklıdır ve çok kısadır. 5187 m.26 uyarınca ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak günlük süreli yayınlar ve internet haber siteleri yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur.

Dava türüSüreDayanak
Ceza davası (basın suçları)4 ay / 6 ay5187 m.26
Tazminat davası2 yıl / 10 yıl / ceza zamanaşımıTBK m.72
Cevap ve düzeltme talebi2 ay (yazılı, internet), 60 gün (radyo-TV), 7 gün (TRT)5187 m.14, 6112 m.18, 2954 m.27

Manevî tazminat isteminin devri ve mirası

TMK m.25/4 önemli bir sınır getirir: "Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez."

Yani kişi ölmeden önce bu istemi ileri sürmemişse, mirasçıları onun manevî tazminat istemini devam ettiremez. Mirasçılar ancak kendi kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek dava açabilirler.

Yetkili mahkeme

TMK m.25/5, davacıya seçim hakkı tanır: "Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir." Bu, davacıyı yayıncının bulunduğu yere gitmek zorunda bırakmayan bir kolaylıktır.

Süreyi durduran veya kesen hâller

Zamanaşımının durması ve kesilmesi, Türk Borçlar Kanununun genel hükümlerine tabidir. Somut bir dosyada sürenin işleyip işlemediğini değerlendirmek için bu hükümlerin de incelenmesi gerekir; bu değerlendirmeyi avukatınızla yapın.

Tazminatın kapsamını tazminat yazısında, ceza davası süresini dava süresi yazısında anlattık.