Bir haber sitesi için URL bazlı engelleme, tek bir haberin erişime kapatılması ile sitenin tamamının kapatılması arasındaki farktır. 5651 sayılı Kanun bu ayrımı yorum yoluyla değil, üç ayrı maddede açık hükümle yapar. Bu yazıda o üç hükmün tam metnini, aralarındaki farkı ve teknik karşılığını çıkarıyoruz.

Kanundaki tanım: engelleme yöntemleri

Kanun, erişimin engellenmesini tek bir yöntem olarak tanımlamaz; birden fazla yöntemi kapsayan bir üst kavram olarak tanımlar. m.2/1-o ve m.2/1-p birebir şöyledir:

text
5651 MADDE 2, birinci fıkra (birebir alıntı):

"o) (Ek: 6/2/2014-6518/85 md.) Erişimin engellenmesi: Alan adından
   erişimin engellenmesi, IP adresinden erişimin engellenmesi, içeriğe
   (URL) erişimin engellenmesi ve benzeri yöntemler kullanılarak
   erişimin engellenmesini,

p) (Ek: 6/2/2014-6518/85 md.) URL adresi: İlgili içeriğin internette
   bulunduğu tam internet adresini,

ifade eder."

Yani kanun üç yöntemi ismen sayar — alan adı, IP adresi ve içeriğe (URL) erişimin engellenmesi — ve benzeri yöntemler diyerek listeyi açık bırakır. Bu tanım tek başına hangi yöntemin uygulanacağını söylemez; onu söyleyen hükümler m.8/17, m.8/A f.3 ve m.9/A f.4'tür.

m.9/A f.4 — istisnasız URL kuralı

Özel hayatın gizliliği nedeniyle verilen engelleme kararlarında kanun tek bir yöntem öngörür ve buna hiçbir istisna getirmez. Fıkranın tam metni şudur:

text
5651 MADDE 9/A, dördüncü fıkra (birebir alıntı):

"(4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın,
kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe
erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır."

Bu fıkranın en dikkat çekici özelliği ne içermediğidir. m.8/17 ve m.8/A f.3'te bulunan, teknik olarak yapılamadığı durumlarda internet sitesinin tümüne yönelik engelleme kararı verilebileceğine ilişkin istisna cümlesi, m.9/A f.4'te yer almamaktadır. Metin yalnızca URL bazlı engellemeyi öngörür.

m.8/17 — kural URL, istisna tüm site

Katalog suç kararlarında ise kanun bir kural ve iki şarta bağlı bir istisna kurar. 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle eklenen fıkra birebir şöyledir:

text
5651 MADDE 8, onyedinci fıkra (birebir alıntı):

"(17) (Ek:17/10/2019-7188/36 md.) Bu maddenin ikinci, dördüncü ve
ondördüncü fıkraları kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları,
ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb.
şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak,
teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı
veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği
durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin
engellenmesi kararı verilebilir."

Cümlenin yapısı önemlidir. Ana cümle emredicidir: kararlar URL bazlı verilir. Ardından gelen Ancak ile başlayan cümle bir istisnadır ve iki alternatif şarta bağlanmıştır: (i) teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesinin yapılamaması, veya (ii) URL bazlı engelleme yoluyla ihlalin önlenememesi. Bu iki hâlin dışında sitenin tümüne engelleme kararı verilmesinin metinde dayanağı yoktur.

m.8/A f.3 aynı formülü kelimesi kelimesine tekrar eder; yalnızca kapsamı değişir: gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde verilen kararlar. Yani hızlı yolda da kural URL bazlı engellemedir.

DayanakHangi kararlar içinKuralTüm siteye engel istisnası
m.8/17m.8'in 2, 4 ve 14 üncü fıkraları kapsamındaki kararlarURL bazlıVAR — iki teknik şarta bağlı
m.8/A f.3m.8/A kapsamındaki kararlarURL bazlıVAR — aynı iki şart
m.9/A f.4Özel hayatın gizliliği kararlarıURL bazlıYOK — metinde istisna hükmü bulunmuyor
m.9Madde tamamen iptal edildi (10/10/2024)

m.9'daki URL ilkesi ne oldu?

Uygulamada URL bazlı engelleme ilkesi uzun süre 5651 m.9 üzerinden anlatıldı. O madde artık yoktur. Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76, K.: 2023/172 sayılı kararıyla m.9'un tamamı iptal edilmiş, iptal 10/10/2024'te yürürlüğe girmiştir; yerine yeni bir hüküm konulmamıştır. Bunun URL ilkesi bakımından sonucu şudur: ilke ortadan kalkmamıştır, çünkü m.8/17, m.8/A f.3 ve m.9/A f.4'te ayrı ayrı ve bağımsız olarak düzenlenmiştir. Kaybolan şey, m.9'un kendi kapsamındaki usuldür.

Alan adı bazlı engelleme ile farkı

Fark, engellemenin uygulandığı katmandadır. URL bazlı engelleme tek bir adresi hedef alır; alan adı veya IP bazlı engelleme ise o adres altındaki her şeyi kapsar. Bir haber sitesi için pratik sonuç şudur: birincisinde bir haber erişilemez olur ve site ayakta kalır, ikincisinde arşiv, ana sayfa, künye ve iletişim sayfası dâhil her şey kapanır.

YöntemNeyi hedeflerYayıncıya etkisi
İçeriğe (URL) erişimin engellenmesiTek bir tam internet adresiYalnızca o sayfa erişilemez; site çalışmaya devam eder
Alan adından erişimin engellenmesiAlan adının tamamıSitenin tüm sayfaları erişilemez
IP adresinden erişimin engellenmesiSunucunun IP adresiAynı IP'yi paylaşan diğer siteler de etkilenebilir

Ölçülülük ilkesinin kanundaki yansıması

Kanun ölçülülük kelimesini kullanmaz; ancak m.8/17 ve m.8/A f.3'ün kurduğu kural-istisna yapısı bunun somut karşılığıdır. Tedbir, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile sınırlıdır; bu sınırın aşılabilmesi için iki teknik şarttan birinin gerçekleştiğinin ortaya konması gerekir. Aynı yaklaşım m.8/2'de de görülür: Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir.

Yayıncı bakımından bu, itirazın ana eksenidir. Kararın kapsamı URL'yi aşıyorsa, itirazınızda tartışacağınız şey haberin içeriği değil, tedbirin kapsamıdır. m.8/2'nin son cümlesi bu itirazın yolunu gösterir: koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin karara 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.

text
KAPSAM İTİRAZI — DİLEKÇE İSKELETİ (kanun metnine dayalı kısımlar)

KONU : ....../....../.......... tarihli ve .......... sayılı erişimin
       engellenmesi kararının KAPSAMI yönünden itirazımızdır.

1. Karar, şirketimize ait ................ alan adlı internet sitesinin
   TÜMÜNE yönelik olarak verilmiştir.

2. Oysa 5651 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin onyedinci fıkrası
   (8/A kapsamındaki kararlarda 8/A maddesinin üçüncü fıkrası) uyarınca
   erişimin engellenmesi kararları, "ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım,
   bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin
   engellenmesi yöntemiyle" VERİLİR.

3. Sitenin tümüne yönelik engelleme, aynı fıkra uyarınca yalnızca
   (i) teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesinin
       YAPILAMADIĞI, veya
   (ii) URL bazlı engelleme yoluyla ihlalin ÖNLENEMEDİĞİ
   durumlarda mümkündür. Somut olayda bu iki şarttan hiçbiri
   gerçekleşmemiştir; şöyle ki: ................................

4. İhlale konu edilen içerik ................ adresindedir ve bu adres
   teknik olarak tek başına erişime kapatılabilir niteliktedir.
   (Teknik açıklama ve varsa uzman görüşü eklidir.)

SONUÇ : Kararın, yalnızca ................ adresi ile sınırlı olacak
        şekilde URL bazlı engellemeye dönüştürülmesini talep ederiz.

NOT: İtirazın hangi mercie, hangi sürede ve hangi usulle yapılacağı
5651'de değil, 5271 sayılı CMK'da düzenlenmiştir. Dilekçeyi vermeden
önce mutlaka avukatınızla usul ve süreyi teyit edin.

Teknik boyut: URL engelleme nasıl uygulanır

Kanun, engellemenin hangi teknik yöntemle yapılacağını belirlemez; yalnızca sonucu tarif eder. Uygulama ise erişim sağlayıcı katmanındadır. m.6/A f.6 birebir: Erişimin engellenmesi kararları erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilir. Kararların uygulanması amacıyla gerekli her türlü donanım ve yazılım erişim sağlayıcıların kendileri tarafından sağlanır. Ayrıca m.6/1-ç uyarınca erişim sağlayıcı, erişimi engelleme kararı verilen yayınlarla ilgili olarak alternatif erişim yollarını engelleyici tedbirleri almakla yükümlüdür.

Teknik olarak bir adresin engellenmesi farklı katmanlarda yapılabilir: alan adı çözümlemesi düzeyinde (DNS), yönlendirme düzeyinde (IP) veya isteğin hedeflediği tam adres düzeyinde. Üçüncüsü, yani gerçek anlamda URL bazlı engelleme, isteğin yol kısmının görülebilmesini gerektirir. Bu teknik bir gerekliliktir; kanunun kendisi bir yöntem dayatmaz.

HTTPS'in etkisi

Günümüzde neredeyse tüm haber siteleri HTTPS üzerinden yayın yapar. HTTPS bağlantısında istek şifrelenir; ağ üzerindeki bir ara katman kural olarak hangi sunucuya gidildiğini görebilir, ancak o sunucuda hangi sayfanın istendiğini göremez. Bunun pratik sonucu, tam adres düzeyinde ayrım yapmanın alan adı düzeyinde ayrım yapmaya göre teknik olarak daha zor olmasıdır.

Yayıncı açısından ne anlama gelir

  • Tek haber engellenir, site ayakta kalır. URL bazlı bir kararda arşiviniz, ana sayfanız, künyeniz ve iletişim sayfanız çalışmaya devam eder — ki m.6/A f.11 uyarınca bildirimler o iletişim adresine gelmektedir.
  • Ticari faaliyetiniz durmaz. Reklam gösterimi, abonelik ve okur trafiği yalnızca ilgili sayfa bakımından kesilir.
  • Kanıt ve arşiv korunur. Sitenin tümü kapandığında kendi arşivinize erişiminiz de fiilen zorlaşır.
  • İtirazınızın konusu netleşir. Kapsam itirazı, içeriğin hukuka uygunluğu tartışmasından ayrı ve daha somut bir zemindir.
  • İçeriği kaldırmanın etkisi doğar. m.9/A f.7 uyarınca içerik yayından çıkarılmışsa hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır; m.8/9 uyarınca katalog suç içeriği yayından çıkarılırsa engelleme kararı kaldırılır.

URL yapınızı engellenebilir tutun

URL bazlı engelleme talebinin karşılanabilmesi, sitenizin adres yapısının buna elverişli olmasına bağlıdır. Bu hukuki değil, tamamen operasyonel bir hazırlıktır:

  • Her haberin tek ve kalıcı bir kanonik adresi olsun; aynı içerik birden çok adresten yayımlanmasın.
  • Aynı içeriğe giden yazdırma sayfası, AMP kopyası, mobil alt alan adı gibi ikinci adresleri ya kaldırın ya da kanonik adrese yönlendirin.
  • Kategori ve etiket sayfaları ile haber sayfalarını ayrı yol desenlerinde tutun.
  • Bir haberi erişime kapattığınızda ilgili görsel ve video dosyalarının doğrudan adreslerinin de kapandığından emin olun.
  • Yayından kaldırma işleminin sistem kaydına saat damgasıyla düştüğünü doğrulayın.

Kararın kapsamı yine de siteye yayılırsa yapılacakları site komple engellenirse ne yapılır yazısında, sürelerin tamamını erişim engelleme takviminde, kararın gereğini yerine getirmemenin sonuçlarını ise ret hâlinde ne olacağı yazısında ele aldık.