Evet ama sınırlı ve şarta bağlı biçimde. 5953 sayılı Kanun'un 6. maddesi, işverenin maddi imkânsızlık nedeniyle tazminatı bir defada ödeyememesi hâlini düzenler.
Sınırlar
| Unsur | Sınır |
|---|---|
| Taksit sayısı | En çok 4 taksit |
| Toplam süre | En fazla 1 yıl |
| Şart | Müessesenin zarar etmekte olduğuna dair karar |
Kritik Şart: Maliye Şubesi Kararı
Bunun pratik anlamı şudur: "nakit sıkışıklığı var" demek yeterli değildir. Karar olmadan yapılan taksitlendirme, tazminatın süresinde ödenmemesi sayılır ve 26. maddenin (b) bendindeki idarî para cezasını doğurur.
Ödenmezse Ne Olur?
26. maddenin (b) bendi, 6. maddedeki tazminatı ödemeyen işverene idarî para cezası öngörür. Madde ayrıca şunu ekler: bu tazminatlar da hak sahiplerine ödenir. Yani ceza, asıl borcu ortadan kaldırmaz; ikisi birlikte doğar.
| Yol | Kime | Dayanak |
|---|---|---|
| İdarî para cezası | Devlete | m.26/b |
| Kıdem tazminatı | Gazeteciye | m.6 — iş mahkemesinde dava (Ek m.4) |
Yayın Kapanırsa Tazminat Ne Olur?
17. madde ayrı bir koruma getirir: her ne sebeple olursa olsun neşriyatı tatil edilen mevkutede çalışanlar, tatil tarihinden itibaren 2 ay süreyle ücretlerini almaya devam eder. Aynı fıkra, kanunî tazminatlarının da tercihan ödeneceğini söyler.
"Tercihan" ifadesi, tasfiye ya da iflas hâlinde bu alacakların öncelikli sayılması anlamına gelir. Ayrıntısını yayın tatili yazısında ele aldık.
Sonuç
Kıdem tazminatı en çok dört taksitte ve toplam bir yılı aşmamak üzere ödenebilir; ancak bu, müessesenin zarar etmekte olduğuna dair maliye şubesi kararına bağlıdır. Şartsız yapılan taksitlendirme, tazminatın ödenmemesi sayılır ve idarî para cezası doğurur — ceza ödense bile asıl tazminat borcu devam eder.