Kısa cevap: hayır, şikâyet şart değildir. Bu, hakaret suçunun genel kuralına getirilmiş açık bir istisnadır ve habercilikte doğrudan sonuç doğurur.

Hükmün metni: TCK m.131

"(1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.

(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir."

İki koşul birlikte aranır

İstisnanın işlemesi için iki unsurun bir arada bulunması gerekir:

UnsurAnlamı
Mağdur kamu görevlisi olmalıSıfat, fiilin işlendiği andaki duruma göre değerlendirilir
Hakaret görevinden dolayı işlenmiş olmalıKişinin özel hayatına yönelik hakaret bu kapsamda değildir; şikâyete tabidir

Ceza da ağırlaşır

TCK m.125/3: "Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, ... işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." Yani m.125/1'deki üç aylık alt sınır bir yıla yükselir.

Buna m.125/4 eklenir: hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır. Yayın yoluyla yapılan hakaret aleniyet taşır. TCK m.218 uyarınca ise basın ve yayın yoluyla işlenme cezayı yarı oranına kadar artırır.

AşamaEtki
Temel ceza (m.125/1)3 ay – 2 yıl hapis veya adlî para cezası
Kamu görevlisine görevinden dolayı (m.125/3-a)Alt sınır 1 yıldan az olamaz
Alenen işlenme (m.125/4)Ceza altıda biri oranında artırılır
Basın ve yayın yoluyla işlenme (m.218)Ceza yarı oranına kadar artırılır

m.125/3'ün diğer iki bendi

Aynı fıkra iki hâl daha sayar ve onlarda da alt sınır bir yıldan az olamaz:

  • (b) Kişinin dinî, siyasî, sosyal, felsefî inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı
  • (c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle

Ancak dikkat: m.131/1'deki şikâyet istisnası yalnız kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl içindir. (b) ve (c) bentlerindeki hâller ceza bakımından ağırlaştırılmıştır ama şikâyet kuralına tabidir.

Kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri

TCK m.125/5: "Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır."

Habercilik açısından sonuç

Pratik sonuç şudur: bir kamu görevlisinin görevine ilişkin bir haberde hakaret unsuru varsa, o kişinin "şikâyetçi değilim" demesi süreci durdurmaz. Bu, kamu görevlilerini ilgilendiren haberlerde dil seçiminin neden daha dikkatli yapılması gerektiğini açıklar.

Koruyucu hüküm yine geçerli

TCK m.218'in son cümlesi kamu görevlileriyle ilgili haberlerde de işler: "haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz." Ayrıca TCK m.127 uyarınca, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması hâlinde ceza verilmez; ispat isteminin kabulü kamu yararı bulunmasına bağlıdır.

İddia ve savunma dokunulmazlığı

TCK m.128, yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması hâlinde ceza verilmeyeceğini söyler; ancak isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Bu dokunulmazlık başvuru ve savunma metinlerine ilişkindir; haber metnine doğrudan uygulanmaz.

Eleştiri sınırını siyasetçi yazısında, ispat kurumunu ispat yazısında ele aldık.