Sınırı çizen kavram, kanunun hakareti nasıl tanımladığında saklıdır. TCK m.125 iki ayrı fiil sayar: somut bir fiil veya olgu isnadı ve sövmek. Eleştiri ise kural olarak bu ikisinin dışında kalan bir değer yargısıdır.
Hükmün metni: TCK m.125
"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir."
m.125/4 uyarınca hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır. Yayın yoluyla yapılan hakaret aleniyet taşır.
Olgu isnadı ile değer yargısı farkı
| Değer yargısı (eleştiri) | Olgu isnadı (hakaret riski) |
|---|---|
| "Bu karar bize göre yanlış ve savunulamaz" | "Bu kararı rüşvet alarak verdi" |
| "Yönetim başarısız bir performans sergiledi" | "Yönetim kurum parasını zimmetine geçirdi" |
| "Açıklaması inandırıcı bulunmadı" | "Yalan söylediği belgelendi" (belge yoksa) |
| "Politikası çelişkili" | "Kaçakçılık yapıyor" |
Ayrım şuradan gelir: değer yargısı doğru ya da yanlış olarak ispatlanamaz; olgu isnadı ispatlanabilir. Kanun ispat kurumunu yalnız isnat için kurmuştur (m.127).
Koruyucu hüküm: TCK m.218
m.218'in son cümlesi haberciliğin dayanağıdır: "Ancak, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz." Aynı madde, suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranına kadar artırılacağını da söyler.
İsnadın ispatı: TCK m.127
"İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması hâlinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır."
Mağdurun adı yazılmasa da olabilir
TCK m.126: "Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır."
Yani "adını vermiyorum ama herkes biliyor" biçimindeki bir anlatım koruma sağlamaz.
Yayın öncesi süzgeç
- Cümle bir olgu mu iddia ediyor, yoksa bir değerlendirme mi yapıyor?
- Olgu iddiası varsa dayanağı nedir; belgelenebilir mi?
- İfade, isnadın ötesine geçip sövme diline giriyor mu?
- Kişi adı verilmese bile duraksanmayacak biçimde belirlenebiliyor mu (m.126)?
- Aynı fikir, olgu iddiası olmadan da ifade edilebilir mi?
Şikâyet ve süre
TCK m.131/1: "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır." 5187 m.26 uyarınca kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda dava açma süreleri, kanunun öngördüğü dava zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla, suçun işlendiğinin öğrenildiği tarihten başlar.
Karşılıklı hakaret ve haksız fiile tepki
TCK m.129 iki indirim sebebi getirir: hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir; karşılıklı işlenmesi hâlinde de aynı imkân tanınır.
Kamu görevlilerine yönelik eleştiriyi siyasetçi yazısında, ispat kurumunu ispat yazısında ele aldık.